rüyaLarımı çaLdıLar

22/1/2009 - Yusuf Ziya Yılmaz=Genel Sekreteri Kenan Şara’yı Mezarda da Affetmem!..

Yusuf Ziya Yılmaz=Genel Sekreteri Kenan Şara’yı Mezarda da Affetmem!..






SAMSUNLULAR…  ALAÇAMLILAR…

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI

YUSUF ZİYA YILMAZ

VE

GENEL SEKRETERİ

KENAN ŞARA’YI

AFFETMEYECEKLER!..

 

Okuyanların Dikkatine!..

 

 

YUSUF ZİYA YILMAZ’I TANIR MISINIZ?

YUSUF ZİYA YILMAZ’I NASIL BİLİRSİNİZ?

YUSUF ZİYA YILMAZ YALAN KONUŞUR MU?

YUSUF ZİYA YILMAZ VERDİĞİ SÖZLERİ TUTAR MI?

YUSUF ZİYA YILMAZ KENAN ŞARA’YA HASAN SANCAK İÇİN NE DEDİ?

KENAN ŞARA’NIN HASAN SANCAK’I KOVDUĞUNDAN HABERİ VAR MI?

HASAN SANCAK’A SÖYLENEN SÖZLERİ YUSUF ZİYA YILMAZ MI SÖYLETTİ?

 

 

BUNLARI SÖYLEDİKTEN SONRA KONU İLE İLGİLİ YAZDIĞIM YAZILARIMI NOKTASINA VİRGÜLÜNE KADAR OKUMANIZI İSTİYORUM.YUSUF ZİYA YILMAZ DEVLET BAKANI NİMET ÇUBUKÇU’ NUN HUZURUNDA YARIN GEL SENİ İKİ SAAT DİNLEYECEĞİM DİYEN VE SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN BENİ GENEL SEKRETER KENAN ŞARA’YA HAKARET ETTİREREK KOVDURMUŞTUR.

KUL HAKKI DENEN BİR ŞEYE İNANIP İNANMADIKLARINI BİLMİYORUM.İNANIYORSALAR, BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYEREK,AJANSLARA AÇIKLAMALARDA BULUNMALIDIRLAR.YAPTIKLARINDAN VE SÖYLEDİKLERİ DOLAYISIYLA SAMSUNLULARDAN,ALAÇAMLILARDAN, KAMUOYUNDAN VE BENDEN  ÖZÜR DİLEMELİDİRLER.

Toplum tarafından sevilen kişiler ağızlarından çıkan sözlere dikkat etmeleri gerekir.Söz veriyorsalar,verdikleri sözleri tutmaları gerekir.Bu dünyada bundan kurtulabilirsiniz.Öbür dünyada hesabının sorulacağını unutmayınız.Aşağıdaki haber o tarihte basında çıkan haberlerden sadece bir tanesidir.Bunu bir partili olarak değil,insani açıdan değerlendiriniz.

Yusuf Ziya Yılmaz ile ilgili haberimi sadece

SAMSUN

MANŞET GAZETESİ SAHİBİ

A.Yener CABBAR

üç gün MANŞETTEN verdi.

Konunun  üzerine gitti. Haberim gerçek değildir diye karşı taraftan, bu yazıma bir yalanlama gelmedi.  Sadece sustular. Konu gerçek olduğu için bir cevap veremediler.

Ben, Samsun’daki çoğu gazeteciyi yakından tanımaktayım. Onların çoğu da beni tanımaktadır. Çünkü 24 senedir basının içindeyim. Alaçam’da çoğu ulusal ajansların ve yerel gazetelerin muhabirliğini ve temsilciliğini de yaptım.”İHA- DHA-AA-TRT-TERCÜMAN-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-ALTINOVA-SANCAK”…Bunlardan bazılarıdır.

Yıllardır yalnız  başıma COCA COLA VE RÜYA REKLAM SENARYOLARIMI İZİNSİZ KULLANANLARA KARŞI MÜCADELE VERİYORUM. Millet vekillerimiz, belediye başkanlarımızın hepsinin Noter Onaylı Rüyadan haberleri bulunmaktadır. Mailler ve telefonlarla onlarca sefer kendilerine konu ile ilgili bilgi verdim. Derdin nedir diye bana bir şey sormadılar!

Şimdiye kadar Samsun’a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, DYP Eski Genel Başkanı Mehmet Ağar, Anavatan Partisi Eski Genel Başkanı Erkan Mumcu, Kültür ve Turizm Eski Bakanı Atilla Koç,Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ve Sanatçı İbrahim Tatlıses’e Samsun’a geldikleri zaman ulaştım. ”RÜYALARINI ÇALANLARI SAKIN AFFETME.” Diyen ve destek olacağını söyleyen KÜLTÜR VE TURİZM ESKİ BAKANI ATİLLA KOÇ’un sözleri hâlâ Samsun semalarında yankılanmaktadır. Bu konudan haberleri olan ve konu ile ilgili yazılarımı verdiğim Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu’da benimle ilgilenmemiştir.25 Kasım 2005 tarihinden 4–5 gün önce İHA bir haberimi yaptı. RÜYASINI ÇALANLARI BAŞBAKAN’A ŞİKÂYET EDECEK. Bütün yerel gazetelerimiz bunu manşetten okuyucularına duyurdular. Belirli tarihlerde bu konularla ilgili çıkan  basındaki haberleri bilginize sunuyorum.Gazete kupürlerini taratarak, bu konularla ilgili haberleri bir kitapta yayınlayacağım.Önemli haberlerden bazıları aşağıdadır.

 

SAYIN BAKANIM HANİ SÖZ VERMİŞTİN?!..

KÜLTÜR BAKANI`NA RÜYA ŞİKÂYETİ!..

2005-08-27 Haber7 http://www.haber7.com

Samsun Alaçam`da öğretmenlik yapan şair-yazar Hasan Sancak, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç`tan, `Sayın bakanım, rüyalarımı çaldılar` diyerek yardım istedi bakanın nasihati ilginç oldu.

Koç, daha sonra Sahil Yolu`ndaki Sevgi Cafe`ye geçerek kendisine katılan eşi Şadiye Hanım ve kızı Sırma ile birlikte yemek yedi. Yemek sırasında ilginç bir olay yaşandı. Samsun`un Alaçam İlçesi`nde öğretmenlik yapan şair-yazar Hasan Sancak, Bakan Koç`a yaklaşmaya çalıştı. Önce güvenlik görevlilerinin engellemesiyle karşılaşan Hasan Sancak, Bakan Koç`un talimatı üzerine amacına ulaştı. Bakan Koç`a yaklaşarak 2000 yılında gördüğü ve Noter`e onaylattığı iki farklı rüyasına kendisinin haberi olmadan Coca-Cola ve Mavi Jeans firmaları tarafından reklam filmi çekildiğini ileri süren Hasan Sancak, `Sayın bakanım, hakkımın teslimi için sizden yardım istiyorum. O rüyalar bana ait` dedi. Koç ise, `Rüyanı çalanları asla affetme. Sana gerekli desteği vereceğim. Sonuna kadar hakkını ara` nasihatinde bulundu.




ÖĞRETMEN, NOTERE ONAYLATTIĞI RÜYALARINI ÇALANLARI BAŞBAKAN'A ŞİKAYET EDECEK!..

21 Kasım 2005 14:14

MEMURLAR.NET

Samsun'un Alaçam İlçesi'nde öğretmenlik yapan halk şairi, reklam yazarı, yazar, gazeteci Hasan Sancak, 26 Kasım'da Samsun'da düzenlenecek mitinge katılacak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a rüyasını ve projelerini çalanları şikayet edeceğini söyledi.

Bazı şirketlere karşı rüyasında gördüğü noter onaylı reklam filmlerini çekip oynattıkları için hukuki mücadele başlatan Hasan Sancak, "Yıllar önce gerek rüyalarımda görüp gerekse düşünerek yazdığım yarışma programları ve reklam metinlerimi değişik TV kuruluşları program haline getirirken, şirketler de reklam filmi yapıp gösterime sokuyor. Bu program ve reklam filmlerinin fikir babası benim. Tamamı noter onaylı ve ISBN numaralı olan kitaplarımda kayıtlıdır" dedi.

Projelerini çalanları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a şikayet edeceğini söyleyen Sancak, şu anda Başbakan'ın korumalarını nasıl geçeceğini düşündüğünü belirterek, gerekirse 500 metre uzaklıktan kalabalığa doğru koşup, "Sayın Başbakan'ım rüyalarımı çalıyorlar, adalet istiyorum" diye sesleneceğini ifade etti. Sancak, Başbakan Erdoğan'ın bir şeyhin eğitim sistemini düzeltmeye yönelik rüyasıyla ilgili olarak da, "Biz rüyalarla amel etmeyiz" sözünün çok yerinde bir söz olduğunu, ülkeyi karıştırmak isteyenlerin bu yollara tevessül ettiğini, dini ve milli konuları kullandığını ancak kendi durumunun farklı olduğunu söyledi. Kendisinin rüyaları ve düşünceleriyle kimseyi yönlendirmeye çalışmadığını ifade eden Sancak, "Ben de rüyalarla amel etmem. Gördüğüm rüyalarımı ve fikirlerimi notere onaylatıp kitaplarıma yazıyorum. Hepsi de ilginç. Ancak, bazı kuruluşlar benden izin almadan rüyalarımı ve fikirlerimi çalıyor. Ülkemizde fikir hırsızlığının önüne geçilmesini istiyorum. İki satır dize yazıp 'Bu şarkı sözlerini ben yazdım' diyenler şarkıcılardan tazminat alırken, bizim gibi Anadolu'da sesini duyuramayan fikir adamları mağdur ediliyor. Bizler bu konuda adalet istiyoruz" diye konuştu.



BAŞBAKANIM RÜYALARIMI ÇALDILAR!..


HÜRRİYET GAZETESİ

27 Kasım 2005

Başbakan Erdoğan, Samsun'daki konuşmasında ‘Doğalgaz konusunda Türkiye'nin rüyasını gerçekleştirdik' dediği sırada; Hasan Sancak adlı vatandaş da ‘Rüyamı çaldılar' diye pankart açtı.

İlköğretim okulu öğretmeni olan Sancak, rüyasında gördüğü reklamları notere tasdik ettirmesine rağmen, bir meşrubat ve tekstil firmasının bunları çaldığını öne sürüp, Başbakan'a şikáyette bulundu!..

 

AKP’NİN SAMSUN’DA DÜZENLEYECEĞİ MİTİNGDEN ÖNCE AK PARTİ İL BAŞKANLIĞINA 25 KASIM 2005’TE  GİTTİM. O zamanın il başkanı farklıydı. Durumu bildiğini söyledi. Başbakanla beni iki dakika görüştürmesini rica ettim. Olmaz dedi. Peşinden SAMSUN AKP MİLLETVEKİLİ SUAT KILIÇ geldi. Durumu ona da söyledim. O da KESİNLİKLE olmaz söyledi. Pazartesi günü gelirsin dedi. Ben de onlara, siz beni şu anda dinlemiyorsunuz. Yarın sesimi Türkiye duyacaktır, dedim. Konuyla ilgili o haber başlıklarından birisi de yukarıdadır.Bunu televizyonlar da flaş haber olarak verdiler.

O zaman yeni çıkarmış olduğum BENİM ANNEM MELEKTİ şiir kitabımı imzalayarak, önceden Başbakana yazdığım mektubu da içine koyarak, sekretere verdim. Bu kitap ve mektubumu Suat Kılıç tarafından Başbakana iletilmesini istedim. Alaçama geldiğim zaman ALAÇAM AK PARTİ İLÇE BAŞKANI SEBAHATTİN TURALa durumu anlattım. O da Samsun Ak Parti İl Merkezine telefon açtı. Kitap ve mektubumun Suat Kılıç tarafından Başbakana iletilmek üzere alındığını sekreter hanım söyledi. Suat Kılıç’ı İHA’ da gördüm. Bana destek olmadığını, kendisine sekreter tarafından verilen kitap ve mektubumdan da 8 aydır bir haber almadığımı söyledim. Bana, kitabı Başbakana verdiğini, ama mektuptan haberi olmadığını söyledi. Bu konuyla ilgileneceğim, dedi.  Suat Kılıç iki sene önce de Alaçam Geyikkoşon’da basın ve partililerin huzurunda, benim “SAMSUN İLLER SULTANI” isimli şiir kitabımı Ankara’da bastıracağını söylemişti. İHA da kendisini gördüğüm zaman İşlerinin yoğun olduğundan bu konuyla ilgilenemediğini söyledi.

 

Gelelim bu yazımı niçin yazdığıma, kaleme aldığıma. 9 Temmuz da Başbakanın Ak Parti İkinci Olağan Kongresine katılacağını okuyunca buradan hazırlıklı Samsuna gittim. Samsun’da DEVLET BAKANI NİMET ÇUBUKÇUnun da geldiğini duydum. Onun FUAR İÇİNDE SEVGİ KAFEye gideceğini öğrendim. Koşa koşa oraya gittim. Yemekte polisler etrafı çevirmişti. Bana, buradan geçemezsin, dediler. Ben de basın dedim. Nimet Çubukçunun yanına yaklaştım. Sayın Bakanım, Samsun’a hoş geldiniz dedim. Hoş bulduk dedi. Kendimi tanıttım.  BENİM ANNEM MELEKTİ isimli şiir kitabımı ve kendisine yazdığım “SAMSUN’A BAKAN GELDİ -MİS GİBİ KOKAN GELDİ.”isimli şiirimi de takdim ettim. O şiirim bütün yöneticilerin ve partililerin dilindeydi. Nimet Çubukçu’ya izni olursa başımdaki olayı kendisine anlatmak istediğimi söyledim. O anda basın kamerayla çekim yaparken, bir taraftan da flaşlara basıyordu. SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ, oradakilerin huzurunda, Televizyonlarımız da haber olarak verdi. ‘HOCAM BEN SENİN DERDİNİ BİLİYORUM. YARIN GEL. SENİ İKİ SAAT  DİNLEYECEĞİM’ dedi. Benim o zamana kadar ona çok büyük saygım vardı. Derdimi ilk defa büyük bir yetkili dinleyecek diye sevincim daha da arttı. Ben, yerel televizyon programlarında, gazete haberlerim de, en son çıkardığım şiir kitabımda, Samsun’a gelen Bakanların yanında bana verdiği destekten dolayı defalarca kendisine teşekkür ettim.

SÖZÜNDE DURMAYACAĞINI BİLSEYDİM… BENİ ORADA KİMSE SUSTURAMAZDI. ÇÜNKÜ BAKANIN YANINA GELDİĞİMİ KİMSE FARK ETMEDİ. KÖTÜ NİYETLİ OLAN BİR KİMSE O ANDA HER ŞEYİ YAPARDI. HÂLBUKİ BENİM İSTEĞİM HALK ŞAİRİNİN DERDİNİ BİR DEVLET BAKANINA, HELE DE BU DEVLET BAKANI AİLEDEN SORUMLU OLARSA, ONA ANLATMAKTI. BAŞKAN BUNU ENGELLEDİ.

MİLLETVEKİLİ YA DA BELEDİYE BAŞKANI NİÇİN VARDIR? MİLLETİN VEKİLLİĞİNİ YAPMAK, HALKIN DERDİNİ DİNLEYEREK ÇÖZÜM BULMAK İÇİN DEĞİL Mİ? O ZAMAN VEKİLLERİMİZ, BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ HALKIN PROBLEMİNİ NİÇİN BİR BAKANA SÖYLEYEMİYORLAR… NEDEN YAPAMAYACAKLARI BİR SÖZÜ BAKANIN VE BASININ HUZURUNDA VERİYORLAR? YARIN SEÇİME GİDİLDİĞİ ZAMAN BUNUN HESABI SORULMAYACAK MI? DEMEYECEKLER Mİ? SİZ, VERDİĞİNİZ SÖZÜ YERİNE GETİREMEDİNİZ. BİR HALK ŞAİRİNİ, EĞİTİMCİYİ, REKLÂM YAZARINI, GAZETECİYİ BİR DAHA SAKIN BURAYA GELME DİYEREK KOVDURTTUN. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ, ÖNCE NİMET ÇUBUKÇUDAN, KAMUOYUNDAN VE BENDEN ÖZÜR DİLEMELİDİR. ALAÇAMLI HEMŞERİM KENAN ŞARA’YI, BEN VE ALAÇAMLILAR KESİNLİKLE AFFETMEYECEKTİR. YANINA GİDENLERE OLAYI ÇARPITARAK ANLATMAK KENDİSİNE BİR ŞEY KAZANDIRMAYACAKTIR. YÜREĞİ YETİYORSA GELSİN, BUNU BASININ HUZURUNDA SÖYLESİN. O ZAMAN BENDEN CEVABINI ALIR. ALAÇAM’DA YEDİDEN YETMİŞE HERKESE YAPTIĞINI TEKER TEKER ANLATIYORUM. ANLATMAYA DA DEVAM EDECEĞİM. DÜŞÜNÜYORUM. BİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL BÖYLE KONUŞUR? SONRA DA BUNUN TERSİNİ YAPAR. BUNUN YARIN BİR GÜN KENDİSİNE MEYDANLARDA SORULACAĞINI HESAP ETMEZ Mİ?

 

 

Yorum (0) :: Bağlantı

22/1/2009 - Yusuf Ziya Yılmaz=Genel Sekreteri Kenan Şara’yı Mezarda da Affetmem!..

Şimdi buradan il başkanına ve milletvekillerine de bir çağrıda bulunuyorum. Büyükşehir Belediyesine derdini anlatmak için gelen ve kovulan bir vatandaşın durumu ortadadır. Bu Belediye Başkanı ve Genel Sekreteri hakkında ne düşünüyorsunuz? Oh çok iyi yapmış diyorsanız, bunu vatandaşlarımız da bilsin. Hayır, hiç iyi olmamış diyorsanız Samsunlular bu durumu da öğrensin. İnsanlar bir belediye başkanına niçin oy verirler? Vatandaşların dertlerine çözüm bulsunlar diye değil mi? Ben, belediye başkanı olursam, makamıma gelecek bütün herkesi kovacağım diyen bir belediye başkanına kim oy verir? Bundan sonra kim vermeyi düşünür? Bu olay Samsun tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Bunu, unutturmam ve unutturmak mümkün değildir. Ağzım konuştuğu ve dilim söylediği müddetçe bu durum konuşulacaktır. Aynı olay size yapılmış olsaydı! O zaman belki de dünyayı sallardınız. Benim fazla gücüm yok. Elim sadece biraz kalem tutuyor o kadar…

Olayın hafızalardan silinmemesi ve İnternet medyasında ki okuyuculara ve özellikle de Samsunlular bu olayı unutturmamak için tekrar başımdan geçen olayı anlatıyorum. Utanması gereken ben değilim. Ben, buradan gerçekleri yazacağım. Sizler de olay benim dediğim gibi değil diyorsanız, doğrusu varsa anlatınız.

Aşağıda anlatacağım olay noktasına virgülüne kadar aynıdır ve gerçektir. BURADAN CHP VE MHP MİLLETVEKİLLERİNE, PARTİ BAŞKANLARINA, SENDİKALARA, DERNEKLERE, SİVİL TOPLUM TEŞKİLATLARINA DA SESLENİYORUM. SİZLER, BU KONU HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?  SİZLERİN DE BASIN HUZURUNDA BU KONU HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ AÇIKLAMANIZI BEKLİYORUM. İnternet adresimde tesadüf eseri yazımı okursanız, kamuoyunu aydınlatınız. Zaten bu konudan 3–4 tanesinin de haberi vardır…

10.07.2006 Pazartesi günü Başkanımızın sözüne itimat ederek Alaçam’ dan saat 8.30 otobüsüne binerek, Samsun Büyükşehir Belediyesine gittim. Sekretere olayı anlatarak Başkanımızın benimle konuşacağını söyledim. Sekreter kız Başkanımız bugün dışarıda toplantıdadır. Buraya bugün kesinlikle  gelmeyecektir, dediği bir sırada GENEL SEKRETER KENAN ŞARAyı odasına girerken gördüm Kendisi Alaçamlı hemşerimdir. Seslendim. Sayın Başkanım nasılsınız? Dedim. Yanıma geldi. Tokalaştık. Yüzü o anda sevimliydi. Ben de ona durumu anlattığım esnada o tebessüm eden suratı birden değişerek hiç ummadığım bir ses tonuyla aynen söylediklerini kamuoyunun bilgisine sunuyorum. BU SÖZLER BENİM SURATIMDA BİR TOKAT TESİRİ YAPMIŞTIR. HÂLÂ YAZIMI KALEME ALIRKEN ONUN BÖYLE NASIL SÖZ SÖYLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. SAAT SABAH 10.25 NOKTASI VİRGÜLÜNE KADAR  NOT ETTİM.” NİÇİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE GELİYORSUN? SENİNLE Mİ UĞRAŞACAĞIZ? BAŞKA YAPACAK İŞİMİZ YOK MU? YAPTIKLARINLA, SÖYLEDİKLERİNLE, RÜYALARINLA MİLLETİ OYALADIĞIN VE KANDIRDIĞIN YETER. BİR DAHA BELEDİYEYE SAKIN GELME. SAMSUN’DA 400 BİN KİŞİ VARDIR. SADECE SEN DEĞİLSİN!

BEN DE KENDİSİNE YUSUF ZİYA YILMAZ BAŞKANIMIZ GEL DEDİ. ALAÇAM’DAN OTOBÜSE BİNEREK ONUN İÇİN GELDİM, DEDİM. SÖYLEDİĞİ CÜMLEYİ BÜYÜK HARFLERLE YAZIYORUM. SAYIN BAKANIMIZ NİMET ÇUBUKÇU’YU SENDEN KURTARMAK İÇİN ÖYLE SÖYLEDİ. SEN BUNU ANLAMIYOR MUSUN? SEN BUNU BİLMİYOR MUSUN? SEN BUNU ANLAYACAK KAPASİTEDE DEĞİL MİSİN? Dedi. Ben de söylediği bütün sözleri not ettiğimi söyledim. Bu seferde söylediği sözleri yine büyük harflerle yazıyorum. GİT. NEREYE ŞİKÂYET EDERSEN ET. Aynen bu cümledir. İçinden bir şeyler söyleyerek yanımdan uzaklaştı. Arabasına bindi. Dışarıda bu sözleri bende kalemle not ettim.

GENEL SEKRETERİN BENİ KOVDUĞU YER NERESİDİR? KENDİLERİNE BELİRLİ BİR SÜRE İÇİN EMANET EDİLEN BİR YERDİR. ÖMRÜNÜN SONUNA KADAR ORADA OTURMALARI GARANTİ MİDİR? HAYIR, HALK İSTERSE İNSANI ORADAN ALARAK, BAŞKA BİRİSİNİ ORAYA GÖNDERİR. O ZAMAN VATANDAŞI KOVMAK YETKİNİZ DÂHİLİNDE MİDİR? BU DÜNYA SULTAN SÜLEYMAN’A BİLE KALMADI. NE 17 AĞUSTOSLAR GÖRDÜK. MAKAMINA GÜVENENLERİN BİR AKŞAM DA MOLOZLARA KARIŞTIĞINA ŞAHİT OLDUK. HANİ BABA OĞLUNA SÖYLEMİŞ. SEN ADAM OLAMAZSIN. VURMUŞ, KIRMIŞ, DÖKMÜŞ VE ZENGİN OLMUŞ. BABASINI AYAĞINA ÇAĞIRMIŞ. HANİ BABA SEN BANA ADAM OLAMAZSIN, DEDİN. BAK SERVETİME. BEN, ADAM OLDUM, DEMİŞ. BABASI YİNE OĞLUM SEN YİNE ADAM OLAMADIN DEMİŞ. BABANI BÖYLE PALAS PANDIRAS SENİN KARŞINA GETİRMEKLE ADAM OLMANIN BİR İLGİSİ YOKTUR.

Gerçekten şanın şöhretin olabilir. Ama adam olmak çok farklı bir şeydir. Beni devamlı sus. Sen öğretmensin diye tehdit edenlere inat her şeyi konuşacağım. Bir halk şairine destek olacağım diyerek destek olmayanları, halkımıza şikâyet edeceğim. ÇALINAN, ÖĞRETMENİN DÜŞÜNEREK VE RÜYASINDA GÖRDÜĞÜ, NOTERE ONAYLATTIĞI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIDIR. Türkiye her hırsızlıkla karşılaştı. Dünyada ilk defa bir halk şairinin NOTER ONAYLI GERÇEKRÜYALARINI ÇALDILAR. Vatan toprakları da böyle uyuduğumuz için elimizden kayıp gitmektedir. Yediden yetmişe bütün Samsunlu hemşerilerimi verdiğim mücadelemde bana destek olmaya davet ediyorum.

SÖZÜM BURADA BU YAZIMI OKUYAN VE BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU TANIDIĞIM ARKADAŞLARIMA. OLAYIN ASLI, GERÇEĞİ TAMAMEN ANLATTIĞIM GİBİDİR. ÇOĞUNUZUN ORADA NE SIKINTILAR İÇİNDE ÇALIŞTIĞINI YAKINDAN BİLEN BİRİSİYİM. SÖZÜM KALEMLE YAZANLARADIR. YARIN BİR GÜNÜ BUNA BENZER BİR DURUM SİZİN DE BAŞINIZA GELEBİLİR. BİR GAZETECİ ARKADAŞINIZIN ONURUYLA OYNANMIŞTIR. BU KOLAY KOLAY AFFEDİLECEK BİR ŞEY DEĞİLDİR. YARININ NELER GÖSTERECEĞİNİ KİM BİLEBİLİR! BİR AKŞAM OLDUĞU ZAMAN TRİLYONER, ÖBÜR AKŞAM OLDUĞU ZAMAN METELİKSİZ İNSANLARI ÇOK GÖRDÜK. ŞU ANDA SİZ İMTİHANDASINIZ. YUKARI TÜKÜRSEN BIYIK, AŞAĞI TÜKÜRSEN SAKAL MİSALİ ZOR BİR KONUYLA KARŞI KARŞIYASINIZ. KÖŞESİNDE BU OLAYI HALKA BİLDİREN VE KORKUSUZCA YAZAN ARKADAŞLARIMIZIN YAZISINI İNTERNETE KOYABİLMEM İÇİN LÜTFEN MAİLİME YAZINIZI GÖNDERİNİZ. GAZETECİLİK GERÇEKTEN ÇOK ZOR BİR MESLEKTİR. ONU, KİMSEDEN ÇEKİNMEDEN, SADECE DOĞRULARI YAZABİLEN İNSANLARIN BİNLERCE OLMASI DİLEĞİYLE. KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SAYGIYLA SUNUYORUM.

 

BAKAN NİMET ÇUBUKÇU, SAMSUN'DA…

09 Temmuz 2006 Pazar Saat 14:01

www.haberler.com

…Sevgi Gölü yanındaki Sevgi Kafe'ye giden Bakan Çubukçu, burada Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Samsun milletvekilleri Suat Kılıç ve Ahmet Yeni ile birlikte yemek yedi. Bu sırada Bakan Çubukçu'ya yaklaşan emekli öğretmen, halk şairi ve reklam yazarı Hasan Sancak, Bakan Çubukçu'ya 'BENİM ANNEM MELEKTİ ' isimli şiir kitabını hediye etti. Hasan Sancak, Bakan Nimet Çubukçu için yazdığı şiiri takdim ettiği sırada, rüyalarında gördüğü reklamların bazı firmalar tarafından kullanıldığını dile getireceği anda, korumalar tarafından uzaklaştırıldı. Bu sırada, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Hasan Sancak'a, "Bakanımız çok yoğun. Yarın bana gel, ben seni 2 saat dinleyeceğim" diye teselli etti.

Hasan Sancak'ın Bakan Nimet Çubukçu' ya

yazdığı şiir şöyle:

 

SAMSUN'A BAKAN GELDİ

MİS GİBİ KOKAN GELDİ

 

Hoş geldiniz Samsun'a

Çok yakınsınız cana

Mutluluğu getirin

Burada her insana

Samsun'a Bakan geldi

Mis gibi kokan geldi

Samsun büyük bir şehir

Sağ solda iki nehir

Vatandaş neşe bulsun

İşi halledin bir bir

Samsun'a Bakan geldi

Mis gibi kokan geldi

Aile çok önemli

Gezersin ilçe ili

Problemler kalmasın

Yukarı kaldır eli

Samsun'a Bakan geldi

Mis gibi kokan geldi

Memlekette bir bela

Canı öldürür hâlâ

İçki kumar önlensin

Sağlam çıkalım yola

Samsun'a Bakan geldi

Mis gibi kokan geldi

Unutmayın Samsun'u

Daima sevin onu

Bir işi olur ise

Görün Bakanım bunu

Samsun'a Bakan geldi

Mis gibi kokan geldi

Gidenler unutuyor

Beni üzüntüye kor

Şairin derdi nedir

İster isen bir kez sor

Samsun'a Bakan geldi

Mis gibi kokan geldi

Reklamlarım çalınır

Şirketlerce alınır

Çaresiz bir şekilde

İşte böyle kalınır

Samsun'a Bakan geldi

Mis gibi kokan geldi

Bunlar Hasan'ın sözü

Anlatılanların özü

Sizler de düşürmeyin

İçime ateş közü

Samsun'a Bakan geldi

Mis gibi kokan geldi

 

 

SAMSUN’DA KENDİLERİNE ULAŞTIKLARIM VE İLGİLENMEYENLER...

 

TAYYİP ERDOĞAN

NİMET ÇUBUKÇU

ATİLLA KOÇ

MEHMET AĞAR

ERKAN MUMCU

SUAT KILIÇ

AKP SAMSUN MİLLETVEKİLİ

YUSUF ZİYA YILMAZ

SAMSUN BELEDİYE BAŞKANI

İBRAHİM TATLISES

 

 

MAİL VE TELEFONLA ULAŞTIKLARIM VE HABER YAPMAYA KORKANLARDAN BAZILARI…

ALİ KIRCA

ALİ SAYDAM

ATIF BİR

GÜNEŞ TULGA…

SAVAŞ AY…

CANLI TV TELEFON BAĞLANTISINA ALACAĞIZ DİYEN VE SÖZÜNDE DURAMAYAN

BEYAZIT ÖZTÜRK

CANLI TV YAYININA GEL DİYEN VE SUSTURULAN

ESRA CEYHAN

 

SAMSUN ALAÇAMA GELDİ. KORKUSUNA YAYINLAYAMADI.

 

FLASH TV CANIM TÜRKİYE PROGRAMI

 

BEYAZIT ÖZTÜRK

ESRA CEYHAN’A,

Kanal D’de program yapan Beyazıt Öztürk korkusuna beni canlı yayına bağlatamamıştır. Beni 3 sefer telefonla arayıp, canlı yayına alacağız dedirten kendisidir. Kanal D’de program yapan Esra Ceyhan’da canlı yayına gel demesine rağmen, yönetim tarafından susturulmuştur. Flash Tv Canım Türkiye Programı Alaçam’a gelip çekim yapmasına rağmen yayınlayamamıştır.

 

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

TEŞEKKÜR

SAMANYOLU TELEVİZYONU MACERACI PROGRAMI SUNUCUSU MURAT YENİ beni 9 dakika göstermiştir. Kendisine saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

 

TEŞEKKÜR

Bu haberimi sadece

 

SAMSUN

MANŞET GAZETESİ SAHİBİ

A.Yener CABBAR

 

üç gün MANŞETTEN verdi.Kendisine bir basın mensubu olarak, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.Bu onurlu davranış inşallah diğer medya kuruluşları tarafından da gösterilir. Binlerce mail göndermeme rağmen yazarlar bile köşelerine bu yazımı  alamadılar. Hür, bağımsız, onurlu, yüreği yeten, paranın kölesi olmayan basın mensupları muhakkak sesimi duyacaktır. Onların hepsine saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Daha hür ve bağımsız bir medyanın Türkiye’de oluşması dileğiyle… Saygı ve sevgilerimi sunarım.

SAYGILARIMLA.

 

 

Önemli İnternet Sitelerimden Bazıları…


Ermenilerin İhanetini 3000 Mısra İle Okumak İster misiniz?
http://milletisadikavehocalikat.blogcu.com
Noter Onaylı Rüya’daki Yazılarımı Okur musunuz?
http://noteronayliruya.blogcu.com/
Antoloji Com’daki Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://www.antoloji.com/hasan_sancak
Edebiyat Defterindeki Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
www.edebiyatdefteri.com/profil/11250/noter-onayli-ruya.html - 37k
Şiir Dostu’ndaki Şiirlerimi Okur musunuz?
www.siirdostu.com/sairler/hasan_sancak/ - 73k - -
‘Mustafa Kemal = O Dur’ Atatürk Şiirlerimi Okur musunuz?
http://odurataturksiirleri.blogcu.com
Rüyalarımı Çaldılar Yazılarını Okur musunuz?
http://ruyalarimicaldilar.blogcu.com
Samsun Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://samsunillersultani.blogcu.com
Trabzon-Köprübaşı Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://koprubasiilcesisiirleri.blogcu.com
Benim Annem Melekti Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://benimannemmelekti.blogcu.com/
Hasan Aslan Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://hasanaslanasiirler.blogcu.com
Samsun-Alaçam Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://herseyalacamicin.blogcu.com
Onlar Analarımız -Öğretmenin En Güzel Anne Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://onlaranalarimiz.blogcu.com/


HASAN SANCAK

ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11

55800-ALAÇAM-SAMSUN






Yorum (0) :: Bağlantı

25/11/2008 - RÜYALARIMI ÇALDILAR !..

SEYREDENLERİN DİKKATİNE!..
Noter Onaylı Rüya 1 Aralık 2000’de
notere onaylatılan dünyadaki
İLK GERÇEK RÜYA REKLAM SENARYOSU’
dur.

SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİNİN SENARYOSU DA HASAN SANCAK’A AİTTİR.FİLMDE HASAN SANCAK KENDİSİ ROL ALMIŞTIR.
KIŞ AYINA GİRDİĞİMİZ VE SOBA ZEHİRLENMELERİNİN BAŞLADIĞI  ŞU GÜNLERDE LÜTFEN SOBALARI KONTROL ETMEDEN YATMAYINIZ!..
                      

SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİDİR.


xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 HASAN SANCAK

ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ

REKLÂM YAZARI

(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)

TEL: 0362–621 27 79

0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya@mynet.com

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11

 55800-ALAÇAM-SAMSUN  
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 







 









 xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Önemli İnternet Sitelerimden Bazıları…

Noter Onaylı Rüya’daki Yazılarımı Okur musunuz?
http://noteronayliruya.blogcu.com/

Antoloji Com’daki Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://www.antoloji.com/hasan_sancak

Edebiyat Defterindeki Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
www.edebiyatdefteri.com/profil/11250/noter-onayli-ruya.html - 37k -
Ermenilerin İhanetini 3000 Mısra İle Okumak İster misiniz?
http://milletisadikavehocalikat.blogcu.com

‘Mustafa Kemal = O Dur’ Atatürk Şiirlerimi Okur musunuz?
http://odurataturksiirleri.blogcu.com

Rüyalarımı Çaldılar Yazılarını Okur musunuz?
http://ruyalarimicaldilar.blogcu.com

Samsun Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://samsunillersultani.blogcu.com

Trabzon-Köprübaşı Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://koprubasiilcesisiirleri.blogcu.com

Benim Annem Melekti Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://benimannemmelekti.blogcu.com/

 Onlar Analarımız -Öğretmenin En Güzel Anne Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://onlaranalarimiz.blogcu.com/
Hasan Aslan Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://hasanaslanasiirler.blogcu.com

Samsun-Alaçam Şiirlerimi Okumak İster misiniz?
http://herseyalacamicin.blogcu.com
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Alaçamlı=Köprübaşılı
Halk Şairi

 Reklâm Yazarı

Eğitimci Gazeteci

Hasan Sancak Kimdir?

                 Orta Karadeniz Bölgesinin en şirin ilçelerinden biri olan, yeşille mavinin kucaklaştığı turistik Samsun’un Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım. Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim. 24 senedir basının içindeyim.52 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 tarihinde doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup'tur.

                  Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım. 06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nden mezun oldum. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmenliği görevinde bulundum. 14. 01,1981’de ayrıldım. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim.

                 19.01.1982’de stajyerliğim kalktı.15.12.1983 yılında Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar görev yaptım. Aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliği görevine başladım. Birinci dönem görev yaptıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliği görevine başladım.15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkartmış olduğu 'Norm Kadro'yu Danıştay'ın değiştirerek, meslekteki kıdeme göre tayinlerin yapılması esasına dayanarak, tekrar tayin istedim.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda görev yaptıktan sonra 31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda asil öğretmenlik görevine döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptıktan sonra bu okuldan 2005–2006 yılının Temmuz ayında emekliye ayrıldım.

                      Ben, I Aralık 2000’de gördüğü rüya reklam senaryosunu notere onaylatan dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Bu tarihten sonra da reklâm senaryoları yazmaya başladım. 44 yaşımdan sonra, notere onaylattığım ilk gerçek rüya reklâm senaryom ile birlikte, reklâm yazarı oldum. Reklâm senaryo yazarlığına ilk adımımı attım. Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim.Bu reklâm senaryolarımı  RÜYALARIMI ÇALDILAR!..Kitabımda okuyucularla buluşturacağım. Google’den Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız onlarca haberlerimle karşılaşacaksınız. Çok ilginç alternatif reklâm senaryo önerilerim vardır. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek, şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, reklâmlarınızı yaptırabilirsiniz.

                Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 e yakın şiirim bulunmaktadır.50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryom bulunmaktadır. Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.

 

ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:

(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)

ONLAR A N ALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ.

(2003)BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

www.gunduzkitabevi.com.tr

KAPAK

 TEVFİK FİKRET AYKAÇ
FOTO AYKAÇ TEL:0362-622 00 75
e-mail:aykac@mynet.com

ALAÇAM-SAMSUN

‘Mustafa Kemal = O dur’

 Atatürk Şiirlerine Destekleyici Arıyor!..

 Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci, Hasan Sancak ‘Mustafa Kemal = O dur’ En Güzel Atatürk Şiirleri Kitabına Destek olacak belediye başkanı, firma ve şirketlerden ilgi ve destek bekliyor.

              29 Ekim 1923’te kurulan Cumhuriyetimizin 85. Yıldönümünün, bütün millet olarak büyük bir heyecan içinde kutlandığını söyleyen Sancak:’   Dün olduğu gibi bugün de iç ve dış düşmanlar boş durmuyorlar. Yine "Böl-Parçala-Yut Taktikleri" sürmektedir.70 Milyon insanımızı birbirine düşürmek için sinsi ve gizli plânlar kuruyorlar.'Türk Milleti olarak Atatürk gibi akıllı, vatansever, bilgili, inançlara değer veren, liderler çıkartmak mecburiyetindeyiz. Atatürk’ümüzün gençlere, gençlerin de öğretmenlere emanet edildiği "Tam Bağımsız Türkiye'ye "sahip çıkamadık. Şöyle bir geriye dönüp baktığımız zaman neler olduğunu görmeliyiz ve bilmeliyiz. Osmanlı Devleti'nin kol ve kanadı kırılmış, düşmanlar memleketimizi işgal etmişler, ellerimizden silâhlar alınmış ve Türk Milleti inim inim inlemektedir. Kurtarıcı aramaktadır. Halkımız yol gözlemektedir. Hiç kimse Türk Milleti'nin önüne geçip, onları kurtarmak için bir uğraşa girmiyor. İşte tam o sıralarda 16 Mayıs 1919 Günü İstanbul’dan Bandırma isimli bir gemi Samsun'a doğru yol alırken, kurtuluş hareketini de başlatmış oluyordu. Böylelikle Türk Milleti hürriyet ateşini yakarak, bütün dünyaya hür ve bağımsız olduğunu haykırıyordu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti için binlerce şehit kanı dökülmüştür. Cumhuriyetimiz bu zorluklardan sonra kurulmuştur. Terör askerlerimizi, polislerimizi ve vatandaşlarımızı kahpece şehit etmektedir. Bu günlerde birbirimize daha sıkı şekilde sarılmalıyız. Bizi bölmek ve parçalamak isteyenlere karşı uyanık olmak zorundayız. Birlik ve beraberliğimizi bozmamalıyız.

                ‘Mustafa Kemal = O dur’ En Güzel Atatürk Şiirleri Kitabım Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kurucusu Merhum Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün "Vatanımız- Milletimiz -Devletimiz"  için yapmış olduğu hizmetleri anlatan çok değişik bir şiir kitabıdır. Bu şiir kitabım 180 -200 sayfadan oluşmaktadır. Böylece "Türkiye Sevdalısı" bir öğretmen olarak Atatürk'e vermiş olduğum sözü yerine getirmenin mutluluğunu yaşamaktayım. Şüphesiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ümüzü anlatan çok değişik şiir kitapları olabilir. Fakat ilk defa bir öğretmen sadece O'  nu anlatan bir şiir kitabıyla okuyucularının karşısına çıkmaktadır. Atatürk ile ilgili olarak “Cumhuriyet,10 Kasım,23 Nisan,19 Mayıs” la ilgili olarak yazdığım daha başka şiir kitapları çalışmam da bulunmaktadır.  Bu şiir kitabım birinci şiir kitabımdır. İkinci şiir kitabım Onlar Analarımız ve Üçüncü şiir kitabım da Benim Annem Melekti şiir kitabımdır. Anadolu’da hele de ilçelerde bulunup da maddi problem çeken insanların kitapları ne yazık ki okuyuculara ulaşmamaktadır. Bu konuda her hangi bir yetkili de bir çözüm yolu aramamaktadır. Türkiye’de benim durumumda olan ve kitap çıkartamayan binlerce insan bulunmaktadır. Bir şiir kitabını kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek zorundasın. Ben, milli kültüre destek vermek istiyorum diyenler bu çağrıma ses vermelidirler. Destek olacaklar kitapların karton kapaklarının iç tarafında renkli olarak tanıtımı yapılacaktır. Şiirlerimi okumak isteyenler blogcu sitemden okuyabilirler. http://odurataturksiirleri.blogcu.com Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yüzyıllarca yaşamasını Yüce Mevlâ'mızdan diliyor, en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum.’dedi.

 

                 Hasan Sancak,52 yaşındadır. Nagehan isminde bir kızı, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibidir. O' dur, Onlar Analarımız, Benim Annem Melekti isimli üç tane şiir kitabı vardır. Bu kitaplarıyla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabı ve 5000 tane şiiri okuyucularla buluşmayı beklemektedir Şimdiye kadar şiir kitapları, NOTER ONAYLI RÜYA ve REKLÂM SENARYOLARI, notere onaylattığı "Televizyonlar İçin 300'e yakın İlginç Yarışmalar ile kamuoyunun gündemine geldi. 400 tane alternatif reklâm senaryosu vardır. Bu reklâm senaryolarının 50 tanesi noter onaylıdır. Bu reklâm senaryolarını ’RÜYALARIMI ÇALDILAR’ kitabıyla okuyucularla buluşturacaktır. Sanalda 500 forum sitesine üye olmuştur.

 Nice 85. Yıllara…

Cumhuriyetimizin 85. Yılı Kutlu Olsun!..

 

Cumhuriyetimizin 85. Yılı’nı millet olarak birlik ve beraberlik duyguları içinde kutlamanın derin hasreti ve üzüntüsü içindeyiz. Aynı dün olduğu gibi bugün de bir tarafta terör yapanlar ve onların sicilli yandaşları, diğer tarafta vatan sevdalıları… Ayakta tutanlarla yutanların mücadelesi devam etmektedir… İhanet bu kadar açık olarak sergilenmemişti. Türk bayrağı yakılıyor, cadde ve yollarda bombalar patlatılıyor, Mehmetçikler, polisler, korucular ve vatandaşlar kahpece öldürülmektedir. Yurdun bazı bölgelerinde ayaklanma provaları, bölücülük, yıkıcılık, molotoflarla araçları yakma devam etmektedir. Vakit 70 milyon olarak gücümüzü dost ve düşmana göstermenin zamanıdır…

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hür, bağımsız ve onurlu olarak sonsuza kadar yaşayacağı kesindir. Küçük lokma olanlar yutulmaya mahkûmdurlar. Tarih bunların örnekleriyle doludur. Cumhuriyetimizin 85. Yılı’nı kutlar, en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.

 

Saygılarımla.

 

  ‘MUSTAFA KEMAL = O DUR’

 ‘Mustafa Kemal = O dur’-yükseklerden aşıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-dost düşmanı ayıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-sevgi ile bağıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-ne dediyse başaran

‘Mustafa Kemal = O dur’-ufuklarda beliren

‘Mustafa Kemal = O dur’-hainleri beceren

‘Mustafa Kemal = O dur’-yurda gireni buran

‘Mustafa Kemal = O dur’-kuvvetlileri büren

‘Mustafa Kemal = O dur’-saygı ile çağıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-öyle güzel çığıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-verdiği sözde duran

‘Mustafa Kemal = O dur’-düşmanları hep düren

‘Mustafa Kemal = O dur’-daim murada eren

‘Mustafa Kemal = O dur’-zorluğa göğüs geren

‘Mustafa Kemal = O dur’-ruha ve kalbe giren

‘Mustafa Kemal = O dur’-ilerisini gören

‘Mustafa Kemal = O dur’-topluluğa haykıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-deniz gibi kabaran

‘Mustafa Kemal = O dur’-bütünleştirip karan

‘Mustafa Kemal = O dur’-gücü ile kavuran

‘Mustafa Kemal = O dur’-çocuk genci kayıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-nice başları kıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-cumhuriyeti kuran

‘Mustafa Kemal = O dur’-milletini kurtaran

‘Mustafa Kemal = O dur’-solan kalbi onaran

‘Mustafa Kemal = O dur’-demir ağlarla ören

‘Mustafa Kemal = O dur’-enerjisiyle saran

‘Mustafa Kemal = O dur’-görev düşüp seğiren

‘Mustafa Kemal = O dur’-ileriye savuran

‘Mustafa Kemal = O dur’-bakışlarıyla seren

‘Mustafa Kemal = O dur’-üzüntüden sıyıran

‘Mustafa Kemal = O dur’-nerdesin diye soran

‘Mustafa Kemal = O dur’-boz tarlaları süren

‘Mustafa Kemal = O dur’-çağrıldığında varan

‘Mustafa Kemal = O dur’-millete ümit veren

‘Mustafa Kemal = O dur’-cahilliğe set vuran

‘Mustafa Kemal = O dur’-nice kanallar yaran

‘Mustafa Kemal = O dur’-kötülükleri yeren

‘Mustafa Kemal = O dur’-hamur yapıp yoğuran

‘Mustafa Kemal = O dur’-düşünen akıl yoran…

 

Atam çok büyükmüşsün-o ismin unutulmaz

Fikrin yüceleşiyor-biz onlardan aldık haz

Düşünmüşsün yurdunu-sağlam temeller attın

Hasan ve bu halk için-hep düşmanlara çattın

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx



Ermeni İhaneti

Şiir Kitabına Destekçi Arıyor!..

 MİLLET-İ SÂDIKA’NIN VATANA İHANETİ…

VE

HOCALI KATLİAMI !..

Alçaklık... Ayaklanma… Bölücülük... Canilik...

Casusluk… Cinayet… Çanağa Pisleme... Dehşet… Döneklik... Düşmanla İşbirliği… Hainlik...  Hıyanet... Irza Geçme... İstismar… İsyan… İşkence… Kahpelik... Katliam… Kışkırtma… Kıyım…  Öldürme... Pusu… Sabotaj… Saldırganlık… Soykırım... Şerefsizlik... Tahribat… Tahrik… Vahşet... Vefasızlık… Zulüm…

              Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak, "Millet-i Sadıka'nın Vatana İhaneti ve Hocalı Katliamı" isimli şiir kitabına destek olacaklardan ilgi ve destek bekliyor.

               Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’Bu şiir kitabım da diğerleri gibi çok farklı bir şiir kitabıdır. İlk defa böyle bir şiir kitabı yazılmıştır. Ermenilerin 1015 yılından 21.yüzyıla kadar Türklerle münasebetlerini şiirleştirdim. 3 haftada yazdım. Bunun çocuklar ve gençler tarafından özellikle okunmasını istiyorum. Şiir kitabım 3000 mısradan oluşmaktadır. Bütün olayları en ince ayrıntısına kadar anlattım. Ermeniler, Rumlar döneminde Hayk ismiyle anılırdı. Köle bir toplumdu. Bizimle münasebetleri Selçuklular zamanında başladı. Önce sığındılar. Devletimize çok sadıktılar. Bunun için kendilerine millete sadık manasına gelen‘Milleti Sadıka’ denildi. İngilizler. Fransızlar ve Rusların kışkırtmasıyla ilk önce Doğuda; Kars, Van, Muş ve Erzurum’dan… Başlayarak, bebekleri, çocukları katlettiler. Hamile kadınlarımızın karınlarını deştiler… Hocalı’ da yaptıkları vahşeti, insanım diyenler yapmaz. İhanetin büyüklüğü hiçbir zaman bağışlanmaz. Ermenilerin bu kadar yaygara kopartmaları, kendi ihanetlerinin duyulmaması içindir. Onlar bu vatanın ekmeğini yediler, suyunu içtiler, havasını teneffüs etmişlerdir. Bunun yanı sıra yaptıkları en büyük olay, Türk Milletini arkadan hançerleyerek, ihanet etmeleridir. Şerefsizlikleri ve ölüm kusmaları kolay kolay bağışlanmaz ve unutulmaz. Şiirimin hepsini 'milletisadikavehocalikat.blogcu.com'  internet siteme yükledim.Okumak isteyenler şiirlerin hepsini buradan okuyabilirler.

 

               ’Bir şiir kitabını kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek mecburiyetindesin. Benim durumumda olan binlerce kişi bulunmaktadır. Eğer gücünüz yerindeyse, şiiri seviyorsanız, reklâmınızı yaptırmak istiyorsanız bize ulaşınız. Destek olacakların şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında, renkli olarak tanıtımı olacaktır. Faturası kesilerek, kendinizi, şirketlerinizin tanıtımını ve yaptığınız çalışmaları kamuoyuna istediğiniz şekilde duyurabilirsiniz. Milli kültüre destek olacak işadamlarımız ve belediye başkanlarımızdan destek bekliyorum’ dedi.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Şair Hasan Sancak’tan

 Belediye Başkanlarına İlginç Teklif!..

 

                      Alaçamlı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci ve Gazeteci Hasan Sancak belediye başkanlarının il ve ilçelerinde yapmış oldukları hizmetleri ve yeni aday olacak olan belediye başkan adaylarının tanıtımını en güzel şekilde şiirleştirmek istediğini söyledi.

 

Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak’:

29 Mart 2009’da Türkiye genelinde belediye başkanlığı seçimleri yapılacaktır. Şu anda görevde olan çalışkan belediye başkanlarının icraatlarını şiirleştirebilir ve aday olacaklar isterlerse, kendilerini en güzel bir şekilde şiirle tanıtabilirim. Kitap haline getirmediğim Bafra Eski Belediye Başkanı Hasan Aslan’a yazmış olduğum şiirlerim mevcuttur. Kitap haline getirme nasip olmadı. Bu şiirlerim için bir blogcu sitesi de açtım. http://hasanaslanasiirler.blogcu.com İsteyenler örnek şiirlerimi buradan görebilirler.Bu Türkiye’de ilk defa olan bir şeydir.Yazılan şiirler kitap haline gelirse, bir belediye başkanı ilk defa yaptığı icraatları şiir kitabı haline getiren belediye başkanı unvanını kazanacaktır.Ayrıca kendisi adına bir blogcu sitesi de açılacaktır.

 

             Üç tanesi çıkan 50 şiir kitabım, 5000 şiirim ile birlikte, 50 tanesi noter onaylı 400 tane de alternatif reklâm senaryom bulunmaktadır. Şiir kitaplarımı çıkartma ve alternatif reklâm senaryolarımı kamuoyuna duyurma mücadelesi veriyorum. Bir şiiri kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek mecburiyetindesin. Benim durumumda olan binlerce kişi bulunmaktadır. Şiir kitaplarıma maddi destek olmak isteyen herkes bana telefon ya da E-Mail yoluyla ulaşabilir. Destek olanların şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında, renkli olarak tanıtımı olacaktır.’Şeklinde konuştu.

 

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Yorum (0) :: Bağlantı

27/3/2007 - REHA MUHTAR HASAN SANCAK'I KARABASANDAN KURTARDI

 

 

REHA MUHTAR

BENİ

KARABASANDAN

KURTARDI !..

 

GOOGLE’DEN

BLOGCU

 HASAN SANCAK

YA DA

NOTER ONAYLI RÜYA

ARAYINIZ!..

 

             NOT: Reha Muhtar’ın beni kurtarmış olduğu kâbus, Ocak 2001 yılında Samsun’un Alaçam ilçesinde görülmüştür. Anlatılan iki kâbus da tamamen gerçektir.

 

Saygıdeğer Okuyucu,


          Yıllardır gecelerimi kâbusa çeviren Karabasan (Davara) denen illet yakamı bir türlü bırakmamaktadır. Tıp dilinde buna “Uyku Felci” denmektedir. Bazıları da bunun “Cin” olduğunu söylemektedirler. Yazım, görülen Karabasandan sonra Reha Muhtar’a yazılan teşekkürdür. Bu olaylarla ilgili olarak başımdan geçen ve diğer vatandaşlardan dinlediğim olayları ”EN KOMİK GERÇEKLER” kitabımda okuyuculara buluşturacağım. Bu yazım faksla Reha Muhtar’a da gönderilmiştir. Anlatılan ikinci olay ise, ilk defa bana musallat olan, Karabasanla ilk defa tanışmamızın ürünü olan gerçek kâbustur.

 

“REHA MUHTAR BENİ KURTAR!”

TEŞEKKÜR
Saygıdeğer Reha Muhtar’a,

 

            Şahsımı tanıtan bir yazı ile birlikte yazmış olduğum şiirimi de size gönderiyorum. Niçin teşekkür ettiğimi merak etmişsinizdir. Konuyu okuduğunuz zaman bunu anlayacaksınız. Karabasanla ilgili olarak görmüş olduğum bir kâbusu sizinle paylaşmak istedim. Bu anlattığım durum uydurma değildir. Tamamen görülen bir kâbusun açıklanmasıdır. Ama gerçekten çok komik. Beni büyük bir sıkıntıdan kurtardınız. Bu tamamen bana aittir. Başkası sahip çıkmasın diye size anlatıyorum. Karabasanı bilir misiniz? Bunu duydunuz mu? Bu çok değişik bir duygu. Kimisi tıp dilinde buna “Uyku Felci” ,kimisi de “Cin” diyor, Toplumda bu hastalığın pençesinde olan binlerce insan vardır. Bir akşam bunu da canlı yayında gündeme getirip çözüm yolu bulursanız çok sevinirim.
Yatağa yattığım zaman Karabasan- Davara üstüme çullandı. Bağırıyorum. Hâlbuki ben öyle zannediyorum, Aslında bağırmıyorum. Sesim çıkmıyor. Ben, sesimin çıktığını zannediyorum. Rüyada olduğun hâlde kendini uyanık zannediyorsun. Hanımın ismi Şengül bağırıyorum. Şengül! Beni kurtar! Beni kurtar! Hanımdan ses seda çıkmıyor. Bir taraftan da onunla mücadele ediyorum. Ondan kurtulamıyorum. Hanımı sallıyorum, tekme atıyorum, çimdikliyorum… Bunları da yaptım zannediyorum. Hâlbuki bir tarafımı oynatamıyorum. Çok karmaşık bir durumdur. Bir taraftan uykudasın, bir taraftan rüya görüyorsun, içinden dua okuyorsun… Bunların hepsini uykuda yaptıran mahlûkun esiri olmuş oluyorsunuz. O,sizi tamamen teslim almış oluyor. Allah kimsenin başına böyle bir durum vermesin. O anda can çekişen bir insan durumundasınız. Sizi biri uyandırmazsa boğulmak üzere kalıyorsunuz.
Hanımdan ses çıkmayınca aklıma nereden geldiyse başlıyorum bağırmaya. “Reha Muhtar Beni Kurtar!” İnanın sizin isminizi duyan Karabasan üstümden öyle çabuk kaçtı ki! Bir karabulut tufanından kurtuldum. Bilmiyorum bunun bir anlamı var mı? Bundan sonra başıma böyle bir durum geldiği zaman kimseden yardım istemeyeceğim. Sizin isminizi söylemek inan ki yetti. Bundan sonra Karabasanların vay hâline. Bu olayla ilgilenirsiniz ilgilenmezsiniz pek umurumda da değil. Beni büyük bir sıkıntıdan kurtardığınız için size bu yazımı yazdım.


Saygılarımla.

 

İLK GERÇEK KARABASAN KÂBUSU !..


             KONU:Bir yaz mevsimi.Rüyamda kış görüyorum.Dışarıda kar, kış kıyamet..Birden bire yattığım odanın penceresi ardına kadar açılıyor.Tül ve perde rüzgarın tesiriyle tavana doğru çıkıyor.Pencere demirlerinden 2,5-3 metre boyunda Şeytana benzer bir yaratık.süzülüyor.Boyu önce tavana değiyor.Sonra da ayaklarımdan başlayarak yukarı doğru salyalı ağzı başıma doğru yanaşıyor.Beni tam ağzıyla kafamı yutacağı zaman ya Allah deyip buna bir tekme salladım. Bismillahirrahmanirrahim diyerek kalktığım zaman ışığı yaktım. Yorganın üstümde değil, kapının yanında olduğunu gördüm.

 

YOK ET KARABASANI
KURTARALIM HASAN'I

 

 

Kâbus oldu geceler
Hiç çıkmıyor heceler
Soru üstüne soru
Anlamsız bilmeceler
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı
Öbür adı Davara
İnsanı sokar dara
Göğsüme bastırıyor
Kalpte açtırır yara
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Hep üstüme çöküyor
O kirini döküyor
Beynimi yüreğimi
Ciğerimi söküyor
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Hastanede yatırdı
İğnesini batırdı
Feryatlar arasında
Nefesimi bitirdi
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Ses soluğum çıkmıyor
Kimse bana bakmıyor
Şaşırıp kalıyorum
Canlar ışık yakmıyor
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Bitirir sarar beni
Ortadan yarar beni
Rabbim üstümden defet
Döndürüp karar beni
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Sanki bir karabulut
Daim atar bana şut
Bastırıyor durmadan
Ne et kaldı ne de but
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Beni konuşturmuyor
Canla danıştırmıyor
Kemendi boyna attı
Zorluğu aştırmıyor
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Boğazım düğüm düğüm
Bulamadım bir çözüm
Bu ne biçim sıkıntı
Yüreğim atar güm güm
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Bu ses Hasan'ın sesi
Ha kaybettim nefesi
Yok ederim Davara
Tutsam sendeki fesi
Yok et Karabasanı
Kurtaralım Hasan'ı

Yorum (0) :: Bağlantı

27/3/2007 - HASAN SANCAK'TAN ENKOMİK GERÇEK OLAYLAR

 

 

EN KOMİK

 GERÇEK OLAYLAR

GOOGLE’DEN

BLOGCU HASAN SANCAK
BLOGCU NOTER ONAYLI RÜYA

 

Başınızdan geçen en komik olayların kitabını çıkartacağız. Şüphesiz başınızdan çok komik olaylar geçmiştir. Bu olayların insanlar tarafından okunmasını, duyulmasını, yayınlanacak kitapta yer almasını istiyorsanız; yapacağınız tek şey adınızı ve soyadınızı, adresinizi ve başınızdan geçen bu olayı yazarak bizi bilgilendirmenizdir. Nasıl güldürmek istiyorsanız serbestsiniz. Yazılarınızı bekliyorum...
Size bir telefon kadar yakınız

 

ANNEN ÇOK İYİYMİŞ. HİÇ MERAK ETME


22.04.2003 tarihin de Samsun Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları bölümünde sezaryenle doğum yapan bir bacımız devamlı sızlanıyor. Of anam! Of anam! Beyi de bir aşağı bir yukarı koşuyor. Onun isteklerini yerine getiriyor. Kadın tekrar
Of anam. Of anam diye bağırmaya başlayınca... Fırıncı olan kocası kendisine cevap veriyor. Cep telefonuyla anneni aradım.
ANNEN ÇOK İYİYMİŞ.HİÇ MERAK ETME!..

 

HAYIR, BEN ABLASIYIM


23.04.2003 Çarşamba Günü 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Şazen Kundak (Asistan) onun yanına bir hasta geliyor. Elinde de bir tas mısır çorbası var. Ameliyat olan hastaya bu çorbayı içirebilir miyim? Diyor. Doktor hanım da o ora birisiyle konuşuyor. Bir taraftan da onu dinliyor. Hayret eder bir şekilde. Hanım sen deli misin?
Cevap Hayır. Ben onun ablasıyım.

 

ALO BABA BEN CEBRAİL!


24.04.2003 PERŞEMBE Günü Eşim Gülten Sancak 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ameliyat oluyor. Biz de sıkıntılı bir şekilde onun oradan sağlıkla çıkmasını bekliyoruz. Bu arada 5–10 metre ilerde bir kişi babasını arıyor. Babasına sesini yetiştiremiyor. Birden cep telefonu karşıda çalmaya başlıyor. Babasının kulakları duymuyor. Evlat başladı babasına bağırmaya.
Alo Baba Ben Cebrail, Ben Cebrail!

Yorum (0) :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

şiir ve rekLam senrayosu

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Kategori yok

Arkadaşlarım